ahmet turan abi

sana böyle hitap ediyorlar. isim+soyisim+abi şeklinde. tuhafıma gitmişti. aynı zamanda sesi 50-60 yaşında gelen insanların, sesi yirmili yaşlarında gelen bana abi deyişi de gitmişti tuhafıma. senin de yaşını aşağı yukarı biliyorum, dedim ki demek ki ahmet turan ondan büyüklerin de abi dediği insanlardan, ünvandan çok lakap gibi hani. sonra elimdeki bu kadar kısıtlı veriyle böyle bir çıkarım yapmış olmam da tuhafıma gitti. 

onlara ellerindeki ahmet turan numarasının eski olduğunu açıkladığımda anlamadılar. yanlış numara mı dediler hep. ben de yok dedim. 'numara doğru. ben yanlışım. daha doğrusu sizin zamanlama yanlış.' böylesi seni tanıyormuşum gibi geliyor kulağa. "ahmet turan numarasını değiştirdi numarasını ben aldım." deyince sanki numara açık artırmasına girmişim elden devir olmuş veya ben senin yeğeninim de bana miras bırakmışsın gibi izlenim oluyor. veya duyumsanım. anlamıyorlar durumu. anlamadan kapatıyorlar telefonu. sonra sağlam kafayla düşünüp eşe dosta anlatırken anlıyorlardır diye düşünüyorum. acaba insanlar sana benden bahsetmiş midir.

bir de insanlar ahmet beyle mi görüşüyorum dediğinde, ben ahmet mi yoksa sen ahmet mi diye bir sürü kafa karışıklığı yaşadım/yaşattım. ben de merak ediyorum hangi ahmet beyle görüştüğünüzü düşündüğünüzü diyesim geldi birçok kez.

numaramı değiştirdiğimde ve numaramın... numara-mız-ın eski bir sahibi olduğunu öğrendiğimde en başta ölü birisin sanmıştım. çünkü bankalar ve diğer önemli yerlerde numaranı güncellememiştin. heyecanlanmıştım. numaramı değiştirince ben de değişeceğim sandım. sen olacağım sandım. ancak bildiğim kadarıyla turkcell'in böyle bir hizmeti yok.

senin hayatını ele geçirmek gibi bir ark'ım olacağını falan düşündüm. daha doğrusu hayal ettim. çünkü çok kötüydüm ve bende eksik ne varsa rastgele bir vatandaşta o eksikler muhtemelen yoktur. o sıradanlığı, düzlüğü kıskandığımdan hayatını ele geçirmeyi hayal etmem komik gelmişti. daha doğrusu "biri"nin, ben değil. "biri numarasını değiştiriyor ve eski (ölü) sahibinin hayatını ele geçirmeyi planlıyor." fikri komik gelmişti. bu kişi ben olunca üzücü oluyor tabii.

o sıralar bir dizinin senaristi olsaydım ve dizinin ortasındayken başıma bunlar gelseydi, bu olaydan esinlenip dizideki başkahramanı böyle bir yolculuğa çıkarırdım. başkahramanın normal olamamaya, hayal dünyasında yaşamayı bırakamayıp, gerçek dünyada olamamasına bulduğu çare bu olacaktı. her şeyi bırakıp malatya'ya, esenlik marketin şoförlüğünü yapmaya başlayacaktı. her hafta en az bir personelin yakını ölüyor, battalgazi belediyesi mesaj atıyor. onların cenazesine gidecekti. faturaları gününde ödeyecekti 5.760,25 ₺ ttnet faturasını gününü geçirmeden ödeyecekti. elitefest başlamış ona gidecekti. mhp'li olacaktı. efendime söyleyeyim eşini mr'a götürecekti (iletişime geçmeye en çok o zaman yaklaşmıştım, ama facebooktan merhaba ben eski numaranızın yeni sahibi mr sıranız gelmiş yazarsam çok tuhaf bir konumda olurum diye cesaret edemedim). sonra denizbank kredi kartı veriyordu onu alacaktı. taksitle bir şeyler alacak ve ailesiyle mutlu mesut yaşayacaktı malatya'da.

ben çok mutlu olabilirim. en çok ben mutlu olabilirim. en azından izmit'te. iddialıyım ki hiçbir konuda değilimdir. mutluluk-üzülüm bu aralık çok geniş bende. ama olmuyorum bir şekilde. bir şekilde olmuyor. işte sen olsaydım normal aralıkta da olsa mutlu olurdum. hiç olmadı o dar aralıkta üzülürdüm en kötü. her şey içimi bu kadar acıtmazdı. ruhumu üzülmelere yitirmezdim. çeyrek asır olacak. elimde avucum dışında hiçbir şey yok. elimde kimsenin eli de olmadı hiç. hep kendi avucum oldu. bunlar sorun değil. zaman geçiyor. hayat tek seferlik. bir çeyrek asrı daha avucum boş geçireceğim diye korkuyorum. bu.

çünkü ben böyle biriyim ve dünya da böyle bir dünya. dünya binlerce kilo bir gezegen. dünya benim için değişmez. bense sadece altmış kiloyum ve inanır mısın benim değişmem daha da zor. i can't stress this enough ahmet turan abi. işte ben değil de sen olsaydım ve etrafım şimdiki etrafım yerine malatya olsaydı böyle olmazdı demeye getiriyorum. 

ben numarandan gidiyorum ve artık seninle bir bağlantımız kalmıyor. ki zaten hiç olmamıştı. artık battalgazi belediyesinde çalışan insanların yakınlarının ölüm haberi sms'lerini alamaycak, malatya milletvekilleri neler yapıyorlar haberim olmayacak. esenlik market'in kurum içi duyurularından mahrum kalacağım. daha çok bunlara veda ediyorum senden ziyade.
esenlikler.